Hasan Sabah ve Alevilik-9- Sedat Gezgin Kürtlerin Horasan’da Tarihi Yazımızın geçen bölümünde Horasan’da Türklerin tarihi üzerinde kısa da olsa durmaya çalistim. Aslında Horasan’ın en önemli konularından biriside Farsların durumudur. Horasan üzerine Türk ırkçılığının yanı sıra, güçlü bir Fars-Şii ırkçılığıda mevcuttur. Türk-Arap ırkçılığının yanında ayrı bir islamlık ırkçılığı yoktur. Ancak Perslerdeki Şia ırkçlığının ayrı bir dinsel yeri vardır. Dolayısı ile Horasan’da Şii olmayan halkların Türk-Fars ırkçılığının yanı sıra, birde Fars devletinin resmi dini olan İslam-Şii ırkçılığının altında ezildiklerini görüyoruz. İran’da Fars ve özellikle Şii olanlar özel bir ayrıcalığa sahiptirler. Kişinin İslam olması degil, Şii olması kıstas olarar göz önünde bulundurulur. Halbuki Horasan üzerine araştırma yapan yazarlar, Horasan’da yaşayan her iki kişiden birinin ne Fars asıllı, ne de Türk asıllı olduklarını belirtmektedirler. Başka halklara ve azınlıklara ait onlarca küme ve guruplar vardır. Ancak asimilasyon ve erimeden dolayı dil ve kültürler yok olmuşlardır. Egemen ulus yöneticileri ise tam tersini iddia etmektedirler. Geçmişte Arran denilen bölge ( bugünkü Azerbeycan) Ari kavim guruplarının yaşadığı ilk merkezi bir bölge idi. Bugün Azeri halkının Şii olması, kültürel olarak Ari guruplarına daha yakın olması bunun kanıtıdır. Bugün kendilerine Türk diyen Azeriler sonradan Türkleşmiş Hint-Ari guruplarının kuzey alt guruplarının bir karışımıdır. Zaten tip olarak, dil olarak ve kültürel olarak diger Türkik guruplara benzemezler. Yoğun olarak İran-Fars kültürü etkisindedirler. Azeriler kendilerine dolayısı ile Acem demektedirler. Oysa Acem kelimesi daha çok eski Farslar (Persler) için kullanılmaktadır. İran deyimi ise son yüzyıl içinde Aryan ırkından esinlenerek bir devlet adı ve bir ulus adı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Horasan bölgesinde her yerde ayrı bir dil ve ayrı bir lehçe konuşulmaktadır. Kürtler daha çok Kürtçe-Fars karışımı bir Dialekt konuşurlar. Türk dili ve lehçeleride birtakım degişikliklere uğramış ve dolaylı yoldan olsada, Fars dilinin özelliklerini almıştır. Ancak Farslaşmış bir Türkçeyle konuşan Türkmenler, yinede Türkçe konuştuğunu iddia edeler. Kürt Bahtiyariler. Horasan’lı Kürt araştırmacı Kelimullah Tewehuri’nin yaptığı araştırmalara göre Kürt Bahtiyari aşireti Zağros dağlarının eteklerinde İsfahan’ın batı kesiminde yaşamlarını sürdürmektedirler. Bidjarların kuzey-doğusunda bulunan Gaswin şehrinin çevresinde degişik Kürt aşiretleri yaşamaktadırlar ve Kürtçenin Lorice lehçesini konuşmakta olup, Şii inancına sahiptirler. Savefiler döneminde önemli bir Şadili Kürdü olan Doli Xan şimdilerde Horasan’ın önemli bir şehri olan Beznewerd’i kurmuştur. Ayrıca Esfaniyan olarak bilinen şehirde Milan’lı Kürtler tarafından kurulmuştur. Bu şehirde günümüzde de Kürtler yoğunlukla yaşamaktadırlar. Ayrıca Kaçar döneminde Bajgıran olarak bilinen şehirde Kürtler tarafından kurulmuştur. Şimdi de Meşhed’e bağlı olan Çinaran şehri Zefiranlı Kürt aşiretleri tarafından kurulmuştur. Aynı dönemde Derun şehri de Kürler tarafından kurulmuştur. Horasan’ın Geylan bölgesinde 60-70 tane Kürt köyü mevcuttur. Bunlar Kurmanci lehçesini konuşmaktadırlar. Bu kürtler Nadir Şah zamanında İran-Rus sınırına yerleştirilmişlerdir. İran Şahları zamanında Kürtçe yasaklanmış ve Kürtler yok sayılmıştır. Bundan etkili olan Şah’ın yardımcıları Türk kökenli ırkçılardır. Şah rejimi yıkıldıktan sonra Kürtler biraz rahatladılar. Horasanlı Kürt araştırmacı Kelimullah’ın iddiasına göre Horasan’ın yarısı Kürttür. Yaklaşik 1000 köyde Kürtler yaşamaktadırlar. Horasan Kürt’lerinin dil ve kültür birliginin oluşması için çalismalar yapılmaktadır. Merhum araştırmacı yazar Cemşid Bender Horasan ve Alevilik üzerine yaptığı araştırmalarda konuyu şöyle degerledirir. “Horasan dendiginde resmi ideolojiden ırkçı ve kafatasçı Güneş-Dil teorisi kuramcılarına kadar, İttihat ve Terakkicilerden Türk-İslam sentezcilerine kadar papağan gibi bir tekrar vardır.” “Horasan yöresi Türk yurdudur, Horasan Erenlerin beşigi, Türklügün Ata ocağı “ vs. gibi palavralar ve safsatalar hep tekrar edilir. “ Horasan islamiyetin ortaya çiktigi yıllarda nüfusun büyük çogunlugu Kürttür. Ayrıca Persler, Araplar, Beluciler, Türkmenler ve diger halklar yaşamaktaydılar.” Ustat Bender devamla, “ Dolayısıyla 750 li yıllarda büyük Kürt komutan Eba Müslim Horasani iki gün içinde 62 Kürt köyünü gezerek ve propaganda yaparak Emevilere karşi Kürt halkının önderliginde bir ayaklanma başlatmıştır. Onun yaptığı bu ihtilal başarıya ulaştı ve Emeviler yıkıldı.” Yazar Cemşid Bender önemli bir saptama da bulunarak, “Ancak Eba Müslim Horasani önce İmam Cafer’e yönetimi teklif etti. İmam Cafer öneriyi kabul etmeyince, o dönemlerde kırallık asalete verildiginden, tahtı Abbasilere bırakmak gibi bir hatanın içine düştü. İşte o tarihlarde Türkler siyasi birlik ve güç olarak henüz müslüman olmamışlardı. Bu büyük siyasi olay ile Türklerin müslüman olmaları arasında tam 180 yıl farkı vardır. Yani Türkler devlet olarak bu olaydan tam 180 yıl sonra müslüman olmuşlardır.” diyerek şöyle devam etmektedir. “Horasan ilk kez müslüman Türk devletini kuran Gazneliler tarafından 994 yılında feth edilmiştir. Horasan’da bazı Kürt aşiretlerinin Dersim bölgesine göç ettikleri doğrudur. Ancak bu güçler Türklerin 994 yılında Horasan’ı ele geçirmesinden önce olmuştur. 755-76 yılları arasındaki Eba Müslim Horasani’in isyanından sonra, kendilerini güvence içinde hissetmeyen ve Arap yönetiminin zülmünden kaçan Kürt aşiretleri bu süreçte Dersim ve Zağros gibi yüksek dağlarda yaşamakta olan soydaşlarının arasına katılmışlardır. Bu nedenle ulusal kimliklerini yitirmemişlerdir. Dolayısı ile DERSİM’de kendisine Türk diyen başta Kureyşanlılar da dahil, günümüzde bu coğrafyada yaşamış olan ve halende yaşamakta olan hiç bir aşiret Türk kökenli degildir ve de olamaz.” diyerek bir gerçegin altını çizmektedir merhum araştırmacı-yazar Cemşid Bender. Bugünkü Horasan halkının çok karışık ve etnik kökenli halklardan ve azınlıklardan oluştuğunu daha evel de belirtmiştik. En önemlisi bunlar arasında Hint- Ari ve İrani alt kümelerden olanların dağılımı önemli bir yer tutar. Ancak daha çok Kürt, Beluci, Teymuri, Afgan, Hazara, Peştun, Türkmen ve Azeri adı verilen halklar yoğunluktadır. Horasan daha çok kale ve giriş kapısı durumundadır. Hindistan ve Çin üzerinden gelen merkezi ipek yolu olması nedeniyle, tarihte hep savaş, işgal ve talana tabi tutulmuştur. Yani Horasan tarihi boyunca yağmacı ve talancı güçler için bir egemenlik sahası olmuştur. Araştırmacı yazar Faik Bulut’un Horasan üzerinde önemli degerlendirmeleri vardır. Yazar bizzat Horasan’da yaptığı araştırmalarda bizlere önemli kaynaklar vermektedir. Rus araştırmacı-yazar W. İwanow ise Kürtlerin tarihini Horasan’da MS. 1245-1389 yıllarında Herat (Afganistan), Hemadan (İran Kürdistanı) ve dağlık bölgelerde yaşayan aşiretlere dayamaktadır. W. İwanow daha evelde Horasan’ın birçok bölgesinde Kürt azınlık guruplarının yaşamakta olduğunu, ancak azınlık halde yaşayan Kürtlerin zamanla asimile olarak Farslaşmış olduklarını belirtmektedir. Savefi hükümdarlığı zamanında, 15-16. Yüzyıllarda kuzeyde Özbek ve Türkmen saldırılarına maruz kalan Savefi Şahları sınır güvenligini sağlamak için, Kürt aşiretlerinden onbinlerce Kürdü Horasan sınır bölgelerine yerleştirmişlerdir. Buraya yerleşen Kürt aşiretleri daha sonraları Türkmen ve Fars kültüründen etkilenerek dillerini yitirme noktasına gelmişlerdir. Yapılan araştırmalara göre bugün Horasan’da 2-3 milyon civarında Kürt nüfusu yaşamaktadır. Günümüzde Horasan’da yaşayan Kürtlerin aşiret yapıları ve yerleşim olanları üzerinde araştırma yapan Faik Bulut’un degerlendirmeleri şöyledir. 1-Melanlı aşireti. İsfahan ve Juwein bölgelerinin kuzeyindeki Kuşxan ve Nişapur da otururlar. Nüfus olarak azdırlar ve asimile olmuşlardır. 2-Bajgiranlı aşireti. Bajgiran ve çevresinde yaşamaktadırlar. 3-Axhazlı aşireti. Axhalı sınır boylarında yaşamaktadırlar. 4-Hiwalanlı aşireti. Kuşxan bölgesinde yaşamaktadırlar. 5-Qasmanlı aşireti. Nawuk ve Dizawan bölgelerinde yaşamaktadırlar. 6-Şadili aşireti. Bajnurd ve çevresinde yaşamaktadırlar. 7-Zefaranlı aşireti. Şirwan bölgesinde yaşamaktadırlar. 8-Kuranlı aşireti. Kuşxan bölgesinin kuzeyinde yaşamaktadırlar. 9-Maşkanlı aşireti. Kuşxan ve Maşxan çevresinde yaşamaktadırlar. 10-Barji aşireti. Kuşxan, Maşhan ve Radgan bölgelerinde yaşamaktadırlar. 11-Keywanlı aşireti. Kuşxan, Maşhan, Radgan, Juwian ve Nişapur bölgelerinde yaşamaktadırlar. 12-Mazdakanlı aşireti. Nişapur ve Kuşxan çevresinde yaşamaktadırlar. Göçebe ve yarı-göçebe olarak yaşayan Kürt aşiretlerinin dağılımı ise şöyledir. 1-Reşanlı aşireti. Hakistan, Lain ve Kakha bölgesinde yaşamaktadırlar. 2-Hewşalanlı aşireti ve Badiwanlı aşiretleri. Dard, Gaz bölgesinde yaşarlar ve yazları Kuşxan vadisinde yaşarlar. 3-Briwanlı aşireti. Kakha bölgesi, yazları ise Kelat bölgesinde yaşamaktadırlar. 4-Cefkanlı aşireti. Çamakahur bölgesi, yazın ise Kuh-i Damlat çevresinde yaşarlar. 5-Karamanlı(Waranlı) aşireti. Nişapurun kuzeyinda yaşamaktadırlar. 6-Topkanlı aşireti. Juwian bölgesi, Nişapur’da, kışın Deşt-i Taki de yaşarlar. 7-Amarlı aşireti. Nişapu’un kuzeyinde Maruşk bölgesinde yaşarlar. Bugün sayıları 2-3 milyon civarında olduğu tahmin edilen Horasan Kürtlerinin Şadili, Zefiranlı ve Keywanlı aşiretleri Kürtlerin Kurmanci lehçesini konuşurlar. Yine diger Kürtlerin büyük bir kısmı Kürtçenin Lorice lehçesini konuşmaktadırlar. Horasan Kürtlerinin tamamına yakını İslamın Şii mezhebindedirler. Dolayısı ile Pers kültürünün yoğun etkisindedirler, hatte Pers kültürü ile iç içedirler. Horasan’ın Özbekistan sınırında yaşayan Kürtlere Çemisgezekli denilmektedir. Sayıları 40-50 bin civarındadır. Bir iddiaya göre Çemisgezekliler aşireti buraya 1600 yılında Savefi hükümdarı Şah Abbas zamanında Özbek saldırılarına karşi getirilerek yerleştirilmişlerdir. Yine aynı yerde Hesenan aşiretinden olan Kürtlerde mevcuttur. Bunların Erzurum-Hınıs’daki Hesenan aşiretiyle bir ilişkisi olduğu iddia edilmektedir. Aynı aşiretten Dersim’de de yoğun bir nüfus vardır. Dersim’deki Hesananlar Kürtçenin Zazaki, Horasan’dakiler ise Kürtçenin Lorice lehçesini konuşmaktadırlar. Diger aşiretlerin çogu Güney Kafkasyalı Kürtlerdendirler. Horasan Kürtleri daha çok Savefi hükümdarları Şah İsmail, Şah Tahmasp ve Şah Abbas tarafından buraya göç ettirilmişlerdir. Buraya getirilen Kürtler Özbek ve Moğol saldırılarına karşi başarılı savaşlar vermişlerdir. Tarihi kaynaklara göre o dönem İran askerlerinin %70 i Kürtlerden oluşmaktaydı. Ayrıca İran hükümdarları Osmanlılara karşi Osmanlı-İran sınırına Erzurum’a kadar 5000 hane Kürt yerleştirilmiştir. Yine kuzeydeki Rus akımlarını önlemek için İran-Rus sınırına Gilan(Geylan) bölgesine 2000 kadar Kürt aile yerleştirilmiştir. Ayrıca 1600 yıllarında Erdelan Kürtlerinden Goranice lehçesini konuşan 1500 aile Horasan’a göç ettirilmiştir. Buraya yerleştirilen Kürtlerin önemli bir kısmı Türkçe ve Farsça da konuşmaktadırlar. İran’da Kürt dili Pehlevilerden önce daha özgür ve gelişmiş durumdaydı. Şah Rıza Pehlevi’nin iktidara gelmesi ile birlikte Horasan Kürtlerine karşi inkar ve imha politikası yapıldı. 1979 da İran Şahı kovulup, yerine Humeyni rejimi geldi. Bu dönemde kısmi bir rahatlama oldu. Ancak İran İslam rejimi daha sonra Kürtlerin haklarını garanti altına almayıp kısıtlamaya gidince, Kürtler Molla rejimine karşi günümüze kadar ulusal kurtuluş savaşi vermektedirler. Horasan dışında günümüzde Pakistan, Afganistan, Hindistan ve başka yerlerde de Kürtler yaşamaktadırlar. Uzak bölgelere giden Kürtler, burada yaşayan diger halklarla kaynaşarak zamanla asimile olarak tarihten yok olmak üzeredirler. Sadece bugün Afganistan da 200 bin civarında Kürt yaşamakta olup, henüz asimile olmaya karşi direnmektedirler. Dolayısı ile “Horasan Türktür, Aleviler Horasan’dan geldigine göre Türktürler” demogojisi soyut bir yalandır. İster Orta-asya olsun, isterse Horasan topraklarında MÖ.1000 ila MS.1000 yıllarına kadar, “ Öz be öz Türkler” den bahsetmek mümkün degildir. 11. yüzyıldan itibaren dalga dalga önce Horasan’a, oradanda Anadolu’ya gelen Proto-Türkik guruplardan bahsedebiliriz. Bilahare 13. yüzyıldan itibaren Mezopotamya ve Anadolu’da yerli halklar ile karıştıktan sonra Türkleştikleri, bugünkü anlamda Türk adını aldıkları tarihsel bir gerçekliktir. Amerika’da yaşayan Kürt araştırmacı-yazar Mehrad R. İzady Horasan bölgesinde yaptığı araştırmalarda, Kürt aşiretlerinin bir listesini çikarmayi başarmıştır. Buna göre Kuzey Horasan’da Amurlu, Bahran, Bacyan, Badelan, Bariwan aşiretleri olup, Lorice lehçesini konuşurlar ve Şiidirler. Yine Hazoun, Hawedan, İzan, Celali, Kayhan, Kuhlikan, Milan, Paluvulan, Pahlawan(Feyli Kürtleri), Palukan, Qarman, Qaçkan, Şaran, Seyxan, Şamki, Siwakan, Sufiyan (alevidirler). Bunların çogu Zefaranlı aşiret konfedarasyonu çatisi altında yaşarlar. Güney-batı Horasan’da Şadili, Alan, Buxan, Dirgan, Gariwan, Gurdan, İmran, Jaban, Juyan, Kaxan, Mitran, Qiliçan, Qerebaşlu, Qupran aşiretleride Şadili aşiret konfedarasyonu altında yaşarlar. Kuhistan-Birjand bölgesinde de Bohluli, Ruşneran aşiretleri Tabas’ın Masina kasabasında yaşarlar. Bu aşiretler Lorice lehcesini konuşurlar ve kendilerine Ehl-i Beyt demektedirler. Topkanlı aşireti Birjand güneyinde Kaşmar ve Bahran Kuh bölgesinde yaşarlar ve Sunni inancından olup, Kurmanci lehçesi ile konuşurlar. Ayrıca M. R. İzady’nin araştırmaları sonucunda sanıldığı gibi Horasan’dan Anadolu ve Mezopotamya’ya göç tek taraflı degil, çift taraflıdır. Yani Anadolu, İran ve Irak’ta yaşayan Kürtler 14. yüzyıldan itibaren Horasan’a dini nedenlerle göç etmiş veya göç ettirilmişlerdir. Anadolu’dan Horasan’a göçen Kürtler hem Sunni ve hemde alevi Kürtlerdir. Dolayısı ile “Alevilik eşittir Türklük” söylemi ayakları havada kalan bir safsatadır. 10.11.2009 / Gomanweb |