ALISKANLIKLARIN ZINCIRLERI
öNCE DUYULMAYACAK KADAR HAFIF, SONRA KIRILMAYACAK KADAR GüCLü OLURLAR
Salih Göçer
Alışkanlık, sızan gaza benzer. Önce anlamaz, sonra kurtulamazsınız.
(F. Garcia Lorca)
Alişkanlıkları edinmek hayli kolay ama terketmek yeniden bir doğuşu ister.
Alistik sanki bazi olumsuzluklara ve siradanlaşti asla ama asla dediğimiz
seyler. Eskiden bırakın idolojimize dil uzatan, mucadeleye cok eleştirisel
bakan birişni dahi kabulenemezdik ve bu çok doğru olan tavırdı, ya şimdi,
bazılarımızın yanında, yakınında bomba patlasa IFTAR SAATIDIR diye
bilelecek kadar duyarlılığını alışkalıklarına kurban etmiş.
Tam on yıl önceydi, o karagünü hepimizin yüreğine acı, kin, nefret duygusu
dolduran 15 şubat komplosu... yeryüzü lanetlendirildi, insanlık insan
olmanın ceberinden çıkarılmış, bir meçule sürükleniyor . birileri bir
avuç açgözlü insan müsvetesi kodamanları doyurmak için her şeyi mübah
görüyor. Halkların katliyamna karar veriliyor, ülkelerin parçalanmasına,
binlerin sürgün edilmesinen. Olay sadece Oner APO nun esaret altına
alınması olarak algılamk, bu insanlığın başına bela olmuş eperyal
canavarların kulvarına su taşımak demektir. Bu komplo yeryüzünün en eski
medeyeti, en barışçıl halkı, en mazlum ülkesi olan 45 miyon Kürdün esir
alınması ve yavaş, yavaş imhasıdır. Çok acı ve söylemesi dahi insanı
üzüyor ama sanki içimizde bu koploya duyarsız kalma alışkalığı oluşuyor.
yapmayın!.. onbilerce şehit, milyonlarca sürgün, onca acı, katliyam
yerdemi kalacak? Asla, o dağlar buna müsade etmyecek, bu lanetli ve
insanlık başına bela komplo tersine dönecek buna inanıyorum.
Kadın özgürlüğü ekseninde bütün özgürlükleri savunan ve bu anlamda dünya
ilerici insanlığın öcülük eden bir harketin birer bireyi olarak,
duyarlılığımız doğal olarak her bir insandan, kat be kat çok olmalıydı!..
öncü olma Hep soylenir ya ateşten gömlek giymeye bezer. bir devrimci
mucadeleyi bitirmek veya parçalamak ancak içinde duyarsızlıkları
geliştirerek başarabilirsiniz ben bu saptamanın çok ama çok doğru
olduğuna artık yaşayarak inanıyorum. . Edi bes evet Kurtçede bu çok dah
anlamlı ve daha vurucu olarak belirliyor anlatılmak istenen durumu. Ma
êdî ne bese? denildiğinde artık tölerans sıfırlanmıştır, artık hiç bir
ikna gücü inandırıcı olamaz anlamındadır. Baba veya ane cocuğa bir kaç
ciddi uyarıdan sonra, cocuk aynı veya bezer hata yaptığında, Ma êdî ne
bese denir ve gerekeni yapar. Dostlar arasında, arkadaşlar arasında da,
yapılan hatalar tekrarlandığında, edi bese denilince sular duru, ya o
dostluk biter veya gözden geçirilmesi için bir süre ayrı kalınır.
Yüzyıların gözyaşlarına haps olmuş Kürdistan, bin yıların acılarından,
savaşlarında, sürgün ve katlıyamlarına direnmiş ve kahramaca direnen ateş
halkı edi bese diyor. Bunun anlamı cok ama cok derin, bunu böyle
kavramak gerekir dıye düşünüyorum ve her şeyden, her kesten önce kendimize
yönelip...e!...di...be...s!..e, dememiz gerekiyor. Sonra hevalimize, sonra
calıştığımız kurumlara, sonra yorgun ve küskün dostlara ve en son da bütün
gücümüzü birleştirerek, insanlıktan nasip almamış devşirme sürüsüne volkan
gibi bir edi bese
demeliyiz.
Özgürlükleri doğanın, güzeliklerin, insan olmanın gereğinde arar ve de
uygularsak, sanıyorum hiç bir sorunumuz çözümsüz kalmaz. Biz hala ilerici
insanlığın tek umuduyuz.
Bildiğim ve ölümüne inandığım güneşimiz, dağlarımız ve yeryüzünün büyülü
ceneti Kürdistan ve kahraman halkımızdır. Bu inaçlarımıza saldırı oldukca
bize dur durak yok. Şehitlere verilen sözleri her gün yinelemek
zorundayız. Bu mücadele mazlum bir halkın mücadelesi, bu acılar insanca
bir yaşam için yaşandı, yaşanıyor. Edi bese, edi bese, edi bese...kardeşlik,
barış, birlikte yaşam onurlu olacaksa olsun. TC. Başbakanı, genel kurmayı,
memurları, polisleriyle ateş püskürüyor, kin kusuyor, Kürde sadece ölümü
reva görüyor, o zaman Kürtler bu barışı, kardeşliği ve insanca yaşamı
kimle yapacak. TC. Her gün son ferde kadar gerillayı bitireceğinin andını
içiyor, bence artık bunada edi bese demeliyiz.
Ya onurlu ve özgür bir yaşam ya hiç...
(roja ciwan``DAN
ALINTI)
17 subat 2008-Salih GöCER-LUGANO-ISFICRE