Cizre'ye
hoş geldiniz Bir zamanların ünlü yerleşimi Cizre yeniden gelip gündeme oturdu.
1990"ların ilk yarısında “Cizre” ve “olaylar” birbirlerinden ayrılmayan tamlama halindeydi:
-Cizre Olayları!
Mardin"in ilçesiyken, il haline getirilen Şırnak"a bağlanan Cizre aslında başlı başına bir kent fiziğine sahiptir. Öncelikle bir kavşak noktasıdır. Çevresindeki pek çok yerleşimden daha gelişkindir.
Politize olma yeteneği de yüksektir.
Örneğin o yıllarda Cizrespor"a transfer edilen top tekniği zayıf bir futbolcu bütün ilçeyi stadyuma toplayabiliyordu. Top bu futbolcuyla buluştuğunda tribünler bir ağızdan gürlüyordu:
-En büyük Aaaa-poooo başka büyük yok!
Kötü orta saha oyuncusu Abdullah, kulüp yönetimi tarafından değil de Terörle Mücadele Şubesi"nin “ricasıyla” Cizrespor"dan uzaklaştırıldı.
Cizre"de yaşananların tümü bu kadar mizahi değil elbette…
23 Mart 1992"de iki gündür süren “Nevruz Olayları” Cizre"yi yine ülkenin tam orta yerine getirip koymuştu. Sabah Gazetesi muhabiri İzzet Kezer, iki kaşının ortasında isabet eden tek mermi ile Cizre"nin ortasına yığılıp kalmıştı.
İzzet"e kimin ateş ettiği bulunamadı!!!
Hürriyet"in ve Milliyet"in Diyarbakır muhabirleri Faruk Balıkçı ve Namık Durukan o gün İzzet ile birlikte Cizre"de görev yapan gazeteciler arasındaydılar.
Yıllar sonra OHAL altında gazeteci olmanın zorluklarını oturup yazdılar. Ölümün İki yakası adlı kitapta İzzet Kezer"in vurulması ve sonrasını şöyle anlatıyorlar:
“Olaylardan birkaç gün sonra İzzet"i kimler tarafından öldürüldüğü yönünde soruşturma başlatıldı. Cizre Cumhuriyet Savcısı olaya tanık olan gazetecileri tek tek dinleyerek ifadelerini aldı. O gün Cizre"de görev yapan gazetecilerin tümü "İzzet panzerden açılan ateş sonucu öldü" dediler. Buna rağmen yapılan soruşturma bir sonuca varamadan dosya faili meçhul ölümler rafına konuldu.”
Bugün gündemde yine Cizre var.
İzzet"in öldürüldüğü 1992 yılında doğan Yahya Menekşe"nin ölüm şekli üzerinde büyük bir tartışma yürütülüyor.
Resmi açıklamalar ve yaygın medya, “Yahya kafasına isabet eden taş ile öldü” diyorlar.
Aile, Cizreli görgü tanıkları ve otopsi raporları ise başka bir iddiada bulunuyorlar:
-Yahya"yı panzer ezdi!
Yine Cizre…
Yine panzer…
Yine ölüm!..
1992"den çıktık 2008"e geldik. Tam 16 yıl geçmiş. O gün doğan çocuklar serpilip büyümüşler ve “vurulacak hale” gelmişler!
Sorunlar ise aynı çizgide olduğu gibi duruyor.
Dün “Kürt Meselesi benim meselemdir” diyen Başbakan Tayyip Erdoğan da “terörle yaşmaya alışmalıyız” noktasına vardığına göre, artık karamsarlığın perdelerini açabiliriz:
-Cizre"ye hoş geldiniz!
Nazım ALPMAN
nazim@internethaber.com
kaynak: Internethaber.com
Not: Yazardan izinle yayınlanmıstır
