Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

1- ANMA, 2- ABD DENETİMİNDE FİLLER GÜREŞİ


Süleyman Doğan (Seydan)

1- ANMA,

          Her denize baktığımda, kafamı kurcalayan bir mesele vardı. Acaba nedir bu denizi  berrak, temiz ve görkemli kılan? Nehirlerde akan sulardan mı, dalgalardan mı, tuzdan mi? Düşünür dururdum hep. Meğer  bu muhteşemliği, güzelliğine güzellik katan doğa harikasını anlamlı kılan şey RÜZGARmış. İşte o bir rüzgar’dı. Bazen lodos gibi, bazen meltem gibi ılık ılık esti, ülkenin dağlarına bahar getirirdi. Bu güzel insan, büyük devrimci, sevgili öğretmenim, arkadaşım, kuzenim MAZLUM DOGA`NIN ölüm yıl dönümünü saygıyla anar, mücadelesi, duruşu tüm ezilen halklara ışık olmasını dilerim. Bu konuda ilerde daha iyi anlaşılması  için yazmak isterim. Tabi teslimiyetçi bir tarzda değil. Mesele daha ziyade anlamlı duruşu ve mücadelesini doğru bir biçimde kavramak ve  ortaya koymak olmalı.
                  
2- ABD DENETİMİNDE FİLLER GÜREŞİ

Bu gün yaşananlar, 12 EYLÜL Anayasasının marifetlerinden başka bir şey değil. 12 EYLÜL darbesinin  yarattığı ve onun uzantısı partiler, restleşmeyi ABD`nin denetiminde bilinçli olarak yapılıyor. Filleri güreştiriyor.
          Peki ne oluyor? Başta gündem değiştiriliyor. Bunlar güreşirken ayakaltındakiler eziliyor, sömürülüyor, çalışma hakları gasp ediliyor. Eğitim hakları yok ediliyor, özgürlükler kısıtlanıyor. v.s. Bir sürü şey heder oluyor.
         Biz ne yapıyoruz? Kötünün iyisini seçiyoruz veya oy veriyoruz. İyi mi yapıyoruz? Hayır. Zaten  tüm bu kötülükleri, felaketleri başımıza  bu anlayış getirmedi mi?
Şimdi gelin hep beraber bakalım:

1.      Güç, İslami temelden devleti savunan partiler ve diğerleri.

2.      Güç, Devleti, laikliği savunan güç ve partiler.

           Peki biri birilerinden farkları var mi? Kocaman Hayır.
           Hepsi, 12 Eylül`lün uzantısı mı?  Evet.

          12 Eylül`lü yargılamak için bir çabaları oldu mu? Hayır.
          Hepsi ABD Emperyalizminin savunucusu mu? Evet.
          Hepsi, Partiler Yasasının değişmemesi için, seçim barajının aşağıya düşmemesi için uzlaşma içinde mi? Evet.
          Hepsi; YÖK,301.. v.s.  değişmemesi için ayak diretiyor mu? Evet.
          Hepsi bu devletin dini İslam ve devletin denetiminde değil mi? Evet. 

          Yalnız bir mezhebi  temsil etmiyor mu?  Evet.

           Herhangi başka bir parti gelse  bunu değiştirir mi? Hayır.

           Peki onun dışındakileri  tanıyorlar mı? Hayır.

           Türkçe`nin  dışındaki  dilleri, kültürleri tanıyorlar mı? Hayır,

   Laiklikleri bir mezhebe hizmet etmiyor mu? Hangi dinlere eşit temelde bakan var?
       Hepsi; hak ve özgürlükler konusunda Aleviler, Kürtler; Ermeniler hakkında ayak diretip inkara gitmiyor mu? Evet.
       Hepsi sosyal devlet konusunda bir adım atıyor mu, asgari ücret konusunda bir çabaları var mı? Hayır. Ancak iftar çadırları, odun, kömür v.s. Sadaka anlayışıyla oy avcılığı içinde mi? Evet.

         Bunları böyle bir sürü sıralaya biliriz. O halde al birini vur öbürüne. Başka çözümler bulmak lazım gelmez mi? Evet. İşte ""ZURNA`NIN ZIRT "dediği yer burası olması lazım.


       Tam da burada üçüncü bir yol bulmak lazım. O da sol çağdaş demokrat bir muhalefet devreye girme gereğidir. Dönüp dönüp aynı yere geliyoruz. Parti kapatmak elbette yanlıştır. Peki, bu kuyuları kimler için kazdılar? Kürtler, devrimciler, sosyalistler için değil miydi? Evet. Fevzi Hocanın  dediği gibi insanin  neredeyse oh demesi geliyor. Ben bu kapatmanın altında başka emellerin yattığını düşünüyorum.


 Birincisi; AKP` ye açılan davada, yarın AKP berat ederse, çıkıp diyecek`ki ‘’bakın ben aklandım, tertemizim.’’ Veya kapatılırsa,  diyecek  ki ‘’hak ve özgürlüklerim kısıldı, ben mazlumum.’’ Çünkü AKP hükümet oldu. Türkiye’de partiler hükümet olurlar ama iktidar olamazlar. Bu iktidar olma çabası da olabilir. Egemenler bunu böyle planlayabilirler. Amaç siyasi dinamikleri yok edip ilimli İslam`i iktidar yapmak amacında olamazlar mı? Bu anlayış Kürtlere yönelik, böyle planlayamazlar m?


İSLAM bu hakların kumu ve çimentosu ya!  Bu yapının Kürtler için de geçerli olduğunun kanısındayım. Onun için,  bu sahte filler güreşinin peşine takılarak ayaklar altında ezilmektense, gerçek gündemleri yaratmak lazım.  Çünkü halkların gündemleri başkadır. Çok acil ve can alıcı sorunlar var. Bu sahte gündemi bertaraf etmek gerekir.  Nasıl bertaraf edilir derseniz, hemen derim  ki üçüncü bir yol veya üçüncü bir güç gerektiği aşikardır.       
25.3.2008


Suleyman DOGAN - (Eski. HEP-DEP.... Yön.)
 

Ekleme Tarihi: 26.03.2008 / Gomanweb

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu