DİYARBAKIR ZİNDANI: MAZLUM(LAR)’IN YAKILDIĞI YERDİR
MUSTAFA ELVEREN-(EM. ÖĞRT.)
“Demokratik Açılım”, “Yol Haritası”, Diyarbakır Cezaevi’nin Okula dönüştürülmesi”, “1 Eylül Dünya Barış Günü” gibi çok sıcak ve hareketli bir gündemin içindeyiz. Bunlardan sadece Diyarbakır Hapishanesi ile ilgili düşüncelerimi sizlerle
paylaşmak istiyorum.
Kürt halkının Newroz sembolü haline gelen Çağdaş Kawa Mazlum Doğan ve arkadaşları başta olmak üzere; yüzlerce devrimci-demokrat-yurtsever-aydın insanımıza zulüm ve işkencenin yapıldığı, bir çok katliamların yaşandığı Diyarbakır Zindanı
(cezaevi) okula dönüştürülmek isteniliyor.
İlk bakışta insana çok olumlu ve hoş geliyor. Yani “cezaevlerini okullara dönüştürelim” gibi bir kampanyanın söylemine de çok uygun düşüyor, değil mi? Ancak, Diyarbakır Hapishanesi ve bunun gibi birkaç cezaevinin tarihi konumu nedeniyle bu
çerçevede okul olarak değerlendirilemez.
Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Celalettin Can, “Urfa’da kimle görüştüysem ağızlarında takma diş vardı” diyor. “Diyarbakır Cezaevi’nde insan dışkısı yedirilen tutukluların birçoğu, çıkar çıkmaz bu korkunç anıyı
silebilmek için bütün dişlerini çektirmiş." Her şeye rağmen yine de unutmaları mümkün değildir.
Devrimci 78’liler Federasyonu’nun açıklamasında; “Diyarbakır Cezaevi ya “Utanç Müzesi” yapılmalı, ya da yerle bir edilip, yerine
orada yaşanan vahşeti hiç unutturmayan ama halkların kardeşliğine elini uzatan bir anıt yapılmalıdır. Faşizme karşı direnişin, yiğitliğin ve kardeşliğin anıtı…” Federasyonun
bu açıklamasını benimsiyor ve destekliyorum.
Peki, neden müze değil de okul yapılmak isteniyor? Çünkü, yıllardır yapılan vahşet ve katliamları belleğimizden silmek istiyorlar. Devletin bu kirli ve karanlık yüzünü örtmek istiyorlar. Halbuki, hafızamızdan sileceklerine, tam tersine
geçmişten ders çıkarılarak, ibret alınması için buranın müze yapılması en uygun olanıdır.
Diyarbakır Zinda’nı Mazlum(lar)’ın yakıldığı yerdir. Aslında, hem müze ve hem de Anıt yapılabilir. Olası bir anıt ya da müzenin yapılması halinde, Çağdaş Kawa Mazlum Doğan’ı tüm direnişçiler adına bir simge olarak ön planda olmasını şiddetle
tavsiye ederim. Çünkü, Sevgili Mazlum bedenini bu zindanda ateşe vermek suretiyle, buradaki vahşeti kamuoyuna ilk duyuran en önemli direnişçilerden biridir.
Diyarbakır Zindanı’nın müzeye dönüştürülmesi veya direnişçileri sembolize eden bir anıt haline getirilmesi için tüm gücümüzle mücadele etmeliyiz. Bunun için nasıl bir kampanya ya da kampanyalar yürütülmelidir? Konuyla ilgili uzman kişiler,
hukukçular, demokratik sivil toplum örgütleri, bu zindanda hayatını kaybeden direnişçilerin yakınları ile hala yaşamakta olanların bir araya gelerek ortak bir eylem ve mücadele kararı almalarını öneriyor ve diliyorum.
Bu vesileyle Mazlum(lar)’ın şahsında tüm direnişçileri selamlıyor ve bu uğurda hayatını kaybedenleri de saygıyla anıyorum.
26.08.2009
Mustafa Elveren
E-Posta:
mustafaelveren@gmail.com
WEB : www.gomanweb.com
26.08.2009 / Gomanweb
E-POSTA İLE GELEN YORUMLAR

Selam / Mvh.
DABF başkan / Formand Alevi.dk
Feramuz Acar
tlf: 0045 40968878
acar@alevi.dk
info@alevi.dk
www.alevi.dk
Mustafa hoca.
1976 yılında Diyarbakır cazaevinde sekiz ay, DGM de yargılandım. Diyarbakır zindanları okul değil, kültür müzesi, kültür bahçesi olarak tarihte yer almalı. Prangaları parçalıyan, İbrahim’lerin, Mazlum’ların ve daha nice koç yigitlerin heykeli yapılmalıdır, kültür
müzesinin tam ortasına. Heykelin etrafına kardelenler sepiştirilmali, bir daha solmamak üzere hep böyle ak, pir u pak dik kalmalılar kardelenler. e-mail açtım.
Selam
Xıdır
Mustafa hocam,
Yazmam gerekiyor, bizim yani Devrimci 78'liler Federasyonu Başkanının adı herkesin bildiği gibi Ruşen SÜMBÜLOĞLU'dur bu arada bilginiz olsun.
Selamlar.
Yılmaz Kızılırmak
Değerli Hocam ;
Son yazmış olduğunuz "DİYARBAKIR ZİNDANI: MAZLUM(LAR)’IN YAKILDIĞI YERDİR
Adlı makaleniz önemli bir değer taşıdığı inancındayım. Bunun için size teşekkür ederim.
Kemal Doğan
|