Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

İŞTE BİZİM HİKAYEMİZ-3-

ABDULLAH BULUT (COŞİKLİ)

Sevgılı okuyucular bu kısımı doksanlı yıları önemsediğimi daha önce söylemiştim. Bu yıllar her kesim için önemli yılar ve bu on yılı biraz yavaş gecmeye karar verdim. İnşalah sizleri sıkmam.


Tam zamanını hatırlamıyorum ama ilk dünya atlasına baktığımda iki yeri çok merak etmiştim.  Biri Karadenizin öbür yakası,  digeri de Kanada. Hani gözünüzde canlandırın kanadanın dağ ve denizin birleştigi bir manzarası var. Ne bilirdim ki hayatımın bu kadar zamanı karadenizin öbür yakasında gececek. Kanadayı ALLAH bilir görur müyüm, görmez miyim?


Kendimizi tanımakta fayda var şimdi. Tunceli desem bir kesim başka anlam, Dersim desem diger taraf başka anlam çıkarır. Bu kısım da bizim gençlik diyelim, orta yolda yürüyelim.
Türkiyede bazı şehirlerin isimleri degişmiş, bazıların önüne ekler konulmuş. Mesela Antepin önüne gazi konulmuş gaziantep olmuş, maraşın önüne kahraman konmuş kahraman maraş olmuş, Urfanın önüne şanlı konmuş şanlı urfa olmuş gibi. Bazıları beli sürelerde vilayet, bazıları de ilçe olmuşlar. Bunlarda en başta Tunceli ve Kırşehirdir, o zavalı ilde bölük başından dolayı gelmiş gitmiş.


Çağdaş toplumlarda bu ve benzeri durumlar refedrum yapılır, halk neye karar verirse. bizde buna gerek görmezler, degiştirirler, kafalarına göre.Tunceli Dersim bizim toplum doksanlı yılarda oyle karıştıki hep gündemde kaldı.


Bizim tavuklarımıza tilki dadansa düzen gönderdi, sürümüze kurt dadansa yine düzen deriz, yani yanlış ne olursa olsun düzen kafadan düşmanımız düzendir.


Zahmet etse yol yapsa, fabrika yapsa, diyecegizki düzenin işine oyle geldi. bizde düzenle kafayi yemişiz. tunceli halkı osmanlıda böyle imiş yani bin yıldır düzenle barışık degil. ne zaman olur, o da bilinmez. şimdi birazda osmanlı hayalinde olanlarla dirsek temasındayız. osmanlıda da diger doğu güney doğu halkları mükemel yaşarlarken yine kırılmışız, yine hırpalanmışız. şimdiki düzene karşı gelenler osmanlıda iyi yaşamışlar bizde isyan şimdi yine isyan isyancılık ruhumu desem bir çeşit hastalık mı desem.. bu yüzdendır ki doğusunda batısında güneyinde kuzeyindeki bütün vilayetlerde her şey iyi cıvarında iken tuncelinin son elli yıldır hemen hemen bütün finans kaynağı yurt dışı calışanlarıdır. bu benim bildigim duyduğumda ondan farklı değil elazığa malatyaya daha sonra adanaya gündelikçi giderlemiş (HANİ DASE XARPITI DERLERYA ) hepimiz duymuşuzdur. her kesten rica ederim kimse onyargılı olmasın bu bir öz eleştiri degil farklı düşünceye benim de saygım vardır. okumaya yazma oranımız turkiye genelinin üstünde bizi bir kesim bizde bir kesimi kandırmaya çalışırız. doksanlı yılarda meclise en fazla tunceli doğumlular girmiştir. degişik partilerden olmak koşulu ile istiyen küçük bir araştırma yapabilir. ayrıca türkiye genelinde belediye başkanlığı ve bürokraside yine türkye genlinin çok üstünde bir tuncelili birikimi ve potansiyeli olmuştur bunlardan faydalanmasını bilmemişız.  türk solunu ve türk aydınını elimizin tersi ile atmışız onlarki bize tuncelilere her zaman saygı duymuş hayatın her alanında yardımcı olmuştur. mehmet moğultayların, doğan taşdelenlerin kiymetini bilmemişiz. sayın ankarada oturan hemşerilerimiz ve kartal pendik gebzede oturan dostlarımız bilirlerki ne kadar tuncelilıye iş imkanı sağlandı inkar eden etsin önemli degil. benim çalıştığım bir proje müdürümüz ben isim listesi verdim dediki sen burdasın kardeşin burda tuncelılı sayısı üçü bulmasın neden dedim ben sizi severim ama daha fazla olursanız aylık filan gecikir grev yaparsınız niye başım ağrısın. yani fabrikada iş yerinde bir aksaklık olsa hemen tuncelileri kulanır grev öncülügü bilmem ne sonra tuncelileri gönderirler kalnlarda işinne ekmegine devam eder. bize de kocaman bir aferin madalyası kalıyor. doksan  yılının onuncu ayında sscb ye geldim yanlış duymadınız resmi olarak daha dağılmamıştı. burdaki her şey düşünerek yazıyorumki abartmayayım simferpol hava alanında indik, gümrük kontrülümüz pasaport kontrlümüz on dakika sürdü. toprağına basarken bile bende büyük saygı vardı. yaltaya gectik karayolu ile elli beş km o işi de istanbulda sekreterlik yapan bir sınıf arkadaşımın hanımı vasıtası ile bulmuştum ve inşat demircisi olarak gelmiştim. yalta karadenizin karşı sahili sinopun karşısındadır.


ilk leninin heykeline koştuğumu hiç unutmam öyle ya bizim cocukluk genclik aşkımız bu adammış dedim heybetli duruyordu etrafa caktırmadan iyicene süzdüm kimsecikler görmeden yani türk işciler çicek aldım yanına bıraktım. görseler ne olur ne olmaz bir yandan da topluma bakıyorum tuaf şeyler görüyorum dıyorum bunlar lumpen canım koca sovyet halkı böyle degildir. kışda ufak ufak kendini gösteriyor havalar soğudu yazlık elbise ile çalışıyoruz. çalışanların kalıpcı kısımı karadenizli demirciler de tokat erba ilcesinin keçeci baba köyünden arada tek tük başka yerli var oda ben bir de ovacıklı bir tuncelılı ve cok az sayıda başka yerden var. demirciler hemen hepisi alevi o tokatlılar, bir de kalfa var haydar kalfa dediki koylülerine bak biz dede köyüyüz aramızda bir tane talip var oda abdullah, iyi davranın diger hemşerim kalıpcı idi ben yaşadım yani çalışsam çalışmasam kalfa koruyor.


Havalar iyicene soğudu şirket elbise almakta gecikti e kurt dumanlı günü sever o gece bir propaganda ertesi gün grev müdür geldi kim sizin başınız dedi çıt yok ben pusuda bekliyorum baktım ses yok kimsede benim dedim zaten her kes bana bakıp duruyordu. müdür yarın kışlık elbise alırım gidin istihrat edin yarında kışlıklarınızı giyin işe gelin dedi her kes çıktı bende çıkacam ki sen dur dedi.  nerlisin, tuncelilıyim dedim adamcagız güldü olmasan şaşırıdım dedi ha ismi de turgay atınctı okuldan seyıtli koyünden arkadaşları varmış olur sn müdürüm belki okur saygılarımı da ületeyim bir de hüseyin tuncelili hemşerim sen de okursan sevgili okuyuculara iki kelime yazarsın doğrulğu hakında. müdür sordu ne mezunusun lise yarın üstünü giyin beni bekle işe çıkma olur dedim. bir kaç arkadaş hafif mırldansa da yarın türkiyeye gönderecekler dediler. elbiseleri alındı bana da bir aferin madalyası vereceklerini sanarlarken mudur geldi giyinigim bekliyorum senin görevin degişti sen puantör oldun dedi bende her keste şaşaırdık.  Oysa ki, ben valizime eskilerimi koymuştum bile. Sene doksan ikiye kadar çalıştım. Müdürden yüz bulmuştum ya, kimin ne derdi olsa bana gelirdi. Beni sattıklarını unutmuştum bile. Turgay bey mersinli idi ve devrimci idi. Ben o gün bu gündür fiziki çalışmadım ve bu adam bir Türk aydını idi ......ben de tuncelili idim.


DİP  NOT. Dostumun biri bu şiirler sana mı aiit dedi ,işte bizim hikayemiz iki deki üç şey geri dönmez hazreti ömere aiitir, digerleri hepsi kendime aiitir. onu da zamanında belirtmediğim için sizlerden özür dilerim.

saygılarımla

devam edecek.


16.07.2009 / Gomanweb

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu