Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

TURK  SILAHLI  KUVETLERININ SINIR  OTESI  OPERASIYONU COZUM  MU ? VE  GELECEKTE TURKIYENIN  DURUMU  FILISTIN  OLUR MU ?

Salih Göçer

Son günlerde Türkiye yemiyor içmiyor  sinir  otesi  opersasiyonunu tartışıyor, Kimi olur diyor, kimi olmaz diyor, kimi bunları geçin diyor, kimi ise bir şey demiyor!.Konu halk deyimi ile tam bir Arap saçına dönmüş vaziyette. Ehli olan da olmayan da, bilgisi olan da olmayan da her kez tartışıyor, (Veli BAYRAK)   -“Türkiye  Filistin olur mu ? Haydi bu ve buna benzer şeyler tartışılacak, tamam da, acaba  Filistin’nın bundan haberi var mı ? “Yav ağabey, duydun mu Türkiye’de bizi tartışıyorlarmış!” -“Neyimizi tartışacaklar oğlum,onlar kendine baksın!”… Tarih boyunca Din adına yapılan savaşların tümü kanlı ve acımasız olmuştur. Allahın verdiği canı Allah alır diyerek yüzyıllardır katliam ve kıyımlar yapılmıştır. Örneğin Yezitin askerleri tarafından Hz. Hüseyin ve taraftarlarının önü kesilerek Fırat Nehrinden su içmeleri engellenmiş, Kerbela’da Yezite biat etmediği, Halkına ve Yoldaşlarına ihanet etmediği için Hz. Hüseyinin kellesi kesilmiştir. Kim bilir şu anda bunu okuyan birisi şöyle diyebilir, -“İyide kardeşim Arapların yaptığı bir şeyi neden bize mal ediyorsun!” Oysa burada önemli olan bir zihniyeti ve bu zihniyetin günümüzdeki temsilcilerini ortaya çıkarmaktır. Siz kendi Peygamberinin öz torunlarını Kerbela’nın ıssız çöllerinde susuz bırakıp kellelerini kesen bir toplulukla , Sivasta Allahüekber sesleri arasında 37 insanı diri diri yakan cüruf arasında bir fak var mı sanıyorsunuz? O zaman sorumuzu tekrar soralım? -“Türkiye Filistin olur mu?” Enel Hak ( Ben Tanrıyım ) diyen Hallacı Mansur önce kamçılanmış, sonra uzuvları kesilerek işkence edilmiş, en sonunda da bedeni dilim dilim edilerek dar ağacına asılmış ve ölüm anında bile "Enel Hak" sözcüğünü dile getirdiği için, ölümü yoksul halka silah zoruyla seyrettirilmiştir. İkrarından dönmeyen Nesiminin derisi yüzülerek haince katledilmiş, Şeyh Bedreddin çarşı içerisinde Esnafın gözü önünde çırılçıplak soyularak asılmış, Börklüce Mustafa bir deve üzerinde çarmıha gerilerek öldürülmüş ve şehir içinde gezdirilmiştir. Alevi Halkının en önemli direnişçilerinden ve en önemli Ozanlarından Pir Sultan Abdal, Osmanlı zulmüne boyun eğmediği ve Osmanlı buyruğunu tanımadığı için kendi doğduğu topraklarda kendi insanlarına zorla taşlatılmış ve sonrada asılarak  Imha  edilmis. Şimdi bu yazıyı okuyan birisi şunu da söyleyebilir, -“İyide kardeşim Osmanlının yaptığı bir şeyi neden bize mal ediyorsun?” Bende cevaplayayım o zaman, Siz Şeyh Bedreddini çırılçıplak çarşı ortasında asan, Hallacı Mansuru asmakla kalmayıp uzuvlarını kesen, Nesimiyi sadece öldürmekle yetinmeyip diri diri derisini yüzen bir anlayışla,DERSIM,KOCGIRI, Kahraman Maraşta, Çorumda, Sivasta, Malatyada yüzlerce insanı katleden, kadın yaşlı çoluk çocuk demeden süngüleyen, 12 Eylül mahkemelerinde 17 yaşındaki taze bir fidanı yaşını büyüterek idam sehpasına gönderen anlayış arasında ne fark var sanıyorsunuz? O zaman sorumuzu tekrar soralım, Türkiye Filistin olur mu? Madem ki Arapların ve Osmanlı’nın yaptıkları bizi tatmin etmiyor, Genç Cumhuriyetinize bakalım o zaman. İzmirin Menemen İlçesinde askerlik görevini yaparken 24 yaşında olan Kubilayın başı kopartılıp bir sopaya takılarak şeriat yanlıları tarafından sokak sokak ezdirilmiş, Sivasta, Çorumda, Kahraman Maraşta gerici yobazlar uydurdukları yalanlarla Devrimci. İlerici ve Alevi vatandaşları katletmekle kalmamış,1937 ve 1938 DERSIM ISYANI nda  çoluk çocuk, genç yaşlı demeden çocukların yanı sıra hamile kadınların karınlarına süngüler saplayarak hunharca  ve alcakca öldürmüşlerdir. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi" dedikleri için sözde Vatanperverler! tarafından yakalanarak idam edilmiş, Yurtseverler, Aydınlar, Gazeteciler, Öğrenciler vs. bir çok insan hain saldırılar sonucu birer birer katledilmeye başlanmış, Abdi İpekçi öldürülmüş, katili kalmakta olduğu cezaevinden elini kolunu sallaya sallaya kaçmıştır. 12 Eylül 1980 Faşist darbesinde milyonlarca kişi fişlenmiş, binlercesi tutuklanmış, baskı görmüş, Yerinden yurdundan sürülmüş, katledilmiş, idam edilmiş, Vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Herkesin bildiği ve tanıdığı Yayıncı İlhan Erdost, Mamak Askeri Cezaevine götürülürken, dövülerek öldürülmüş, 17 yaşındaki Erdal Eren  Fasist darbeciler tarafından yaşı büyültülerek idam edilmiştir. Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Musa Anter ve daha bir çok Gazeteci-Aydın hain tuzaklar kurularak katledilmiş, Van 100. yıl Üniversitesinin kampusunun hemen karşısındaki kafede arkadaşlarıyla oturan Mehmet Şirin Tekin adlı öğrenci, oruç tutmadığı için bıçaklanarak öldürülmüş ve 5 kişide yaralanmıştır. Sivasta Allahüekber sesleri altında 37 can, 37 insan, 37 aydın yazar ressam ve sanatçı Madımak Otelinin kuşatılması sonucu diri diri yakılmış, 1995 te Gazi Mahallesindeki bir kahvenin taranması sonucu çıkan olaylarda onlarca insan katledilmiş, tutuklanmış ve hapse atılmıştır. Trabzon’da bir Papaz öldürülmüş, Malatyada Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar basan Zirve Yayınevi saldırıya uğramış, büroda bulunan 3 kişi boğazı kesilerek öldürülmüştür. Ve 19 Ocak 2007 tarihinde Gazeteci Yazar Hrant Dink kendi çıkardığı Agos Gazetesinin önünde katledilmiştir. Şüphesiz bu tür olayları Kronolojik bir sıralamaya koymak uzunca bir araştırma ister ve bir haylide kabarık bir liste oluşturur. Ama sanki tüm bu olanlar geçmişte yaşanmamış ve bundan sonrada yaşanmayacakmış gibi sıkılmadan tartışıyorlar, Turkiyenin bugne geldigi suretce,sorunun cozumsuzlugunun ana nedeni;0tuz milyonluk Mazlum Kurt halkinin inkar ve red  edilmesi,sopa zoruyla  denetim altina almasi ve hatta da  TURKIYEDE YASIYAN  HERKES TURKTUR.Anlayisini  zorla kabul ettirmeye calisilmaktadir.Cumhuriyetin kurulusundan bugne   dek 80 yildir suregelen inkarci politikalari turkiyeyi bugunku cikmaza malesef suruklemistir.Gercek ve cagdisi dayatmalarda daha fazla israr son derece anlamsiz ve Turkiyenin cikarlarina aykiridir.Askeri harcamalari acaba hic hesapladiniz mi?Dolaysiylen gercek disi cozum onerilerinden yok sayici politikalardan vazgecerek,Ordunun kirli ellerini siyasetten uzak tutularak,GENELKURMAY-Kirallik Saltanetine son verilerek diger ulkelerin ordulari  seviyesinde tutulmasi,yeni turkiye cumhuriyeti anayasasinin tumunu sivil bir anayasa haline getirilmesi,Dogu anadoluda bulunan ozel hareket tim,jitem ve ozel korucu sistemine son verilerek bolge halkinin gercekligine uygun politikalarina yonelmek,KURT sorunun barisci yoldan cozmek istiyen ve halkin iradesiylen parlementoya secilen Miletvekillerinin istemlerini eksiksiz olarak yerine getirerek cozum yolunda yeni adimlar atilmasi gerekmektedir."Türkiye Filistin olur mu" ? “Birazcık vicdan sahibi, birazcık eli kalem tutmuş dili mürekkebe ulaşmış, birazcık Medeniyet denen her neyse işte ondan nasibini almış birisi yukarıdaki yazıyı okuyunca eminim ki böyle bir tartışmanın içinde olmaktan kendini men etmiş ve kendini şöyle söylemek zorunluluğunda hissetmiştir, -"Yav kardeşim, benzin döküp yakmak dahil her şayi yapmışlar, Türkiye olmuş olacağını, daha ne olsun!". O zaman sorumuzu tekrar soralım, -“Türkiye  BIR  FILISTIN OLUR MU ??? Yuuuuuuuuuuuuhhhhhhhhhhhhhhh be, daha ne olsun!.”

Turkiye Cumhuriyeti ;IMF siyasetiyle  insani  hassasiyetini  unutan  bir devlet  olmayi  terk edip, yoksul Kurdune  de  kucaklayan  bir SOSYAL   DEVLET  olmalidir artik…  E D I   B E S E…

16 KASIM 2007-LUGANO-ISFICRE-

Salih GOCER

www.mehotornu.ch  (E-Mail: salih-gocer@mehotornu.ch)“

OZEL WEB GENEL YAYIN YONETMENI VE SAHIBI”


 

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu