|
TURK
SILAHLI KUVETLERININ SINIR OTESI OPERASIYONU COZUM MU ?
VE
GELECEKTE TURKIYENIN DURUMU FILISTIN OLUR MU ?
Salih
Göçer
Son günlerde Türkiye yemiyor içmiyor sinir otesi opersasiyonunu
tartışıyor, Kimi olur diyor, kimi olmaz diyor, kimi bunları geçin diyor,
kimi ise bir şey demiyor!.Konu halk deyimi ile tam bir Arap saçına dönmüş
vaziyette. Ehli olan da olmayan da, bilgisi olan da olmayan da her kez
tartışıyor,
(Veli
BAYRAK) -“Türkiye
Filistin olur mu ? Haydi bu ve buna benzer şeyler tartışılacak, tamam da,
acaba Filistin’nın bundan haberi var mı ? “Yav ağabey, duydun mu Türkiye’de
bizi tartışıyorlarmış!” -“Neyimizi tartışacaklar oğlum,onlar kendine baksın!”…
Tarih boyunca Din adına yapılan savaşların tümü kanlı ve acımasız olmuştur.
Allahın verdiği canı Allah alır diyerek yüzyıllardır katliam ve kıyımlar
yapılmıştır. Örneğin Yezitin askerleri tarafından Hz. Hüseyin ve
taraftarlarının önü kesilerek Fırat Nehrinden su içmeleri engellenmiş,
Kerbela’da Yezite biat etmediği, Halkına ve Yoldaşlarına ihanet etmediği
için Hz. Hüseyinin kellesi kesilmiştir. Kim bilir şu anda bunu okuyan birisi
şöyle diyebilir, -“İyide kardeşim Arapların yaptığı bir şeyi neden bize mal
ediyorsun!” Oysa burada önemli olan bir zihniyeti ve bu zihniyetin
günümüzdeki temsilcilerini ortaya çıkarmaktır. Siz kendi Peygamberinin öz
torunlarını Kerbela’nın ıssız çöllerinde susuz bırakıp kellelerini kesen bir
toplulukla , Sivasta Allahüekber sesleri arasında 37 insanı diri diri yakan
cüruf arasında bir fak var mı sanıyorsunuz? O zaman sorumuzu tekrar soralım?
-“Türkiye Filistin olur mu?” Enel Hak ( Ben Tanrıyım ) diyen Hallacı Mansur
önce kamçılanmış, sonra uzuvları kesilerek işkence edilmiş, en sonunda da
bedeni dilim dilim edilerek dar ağacına asılmış ve ölüm anında bile "Enel
Hak" sözcüğünü dile getirdiği için, ölümü yoksul halka silah zoruyla
seyrettirilmiştir.
İkrarından dönmeyen Nesiminin derisi yüzülerek haince katledilmiş, Şeyh
Bedreddin çarşı içerisinde Esnafın gözü önünde çırılçıplak soyularak
asılmış, Börklüce Mustafa bir deve üzerinde çarmıha gerilerek öldürülmüş ve
şehir içinde gezdirilmiştir. Alevi Halkının en önemli direnişçilerinden ve
en önemli Ozanlarından Pir Sultan Abdal, Osmanlı zulmüne boyun eğmediği ve
Osmanlı buyruğunu tanımadığı için kendi doğduğu topraklarda kendi
insanlarına zorla taşlatılmış ve sonrada asılarak Imha edilmis. Şimdi bu
yazıyı okuyan birisi şunu da söyleyebilir, -“İyide kardeşim Osmanlının
yaptığı bir şeyi neden bize mal ediyorsun?” Bende cevaplayayım o zaman, Siz
Şeyh Bedreddini çırılçıplak çarşı ortasında asan, Hallacı Mansuru asmakla
kalmayıp uzuvlarını kesen, Nesimiyi sadece öldürmekle yetinmeyip diri diri
derisini yüzen bir anlayışla,DERSIM,KOCGIRI, Kahraman Maraşta, Çorumda,
Sivasta, Malatyada yüzlerce insanı katleden, kadın yaşlı çoluk çocuk demeden
süngüleyen, 12 Eylül mahkemelerinde 17 yaşındaki taze bir fidanı yaşını
büyüterek idam sehpasına gönderen anlayış arasında ne fark var sanıyorsunuz?
O zaman sorumuzu tekrar soralım, Türkiye Filistin olur mu? Madem ki
Arapların ve Osmanlı’nın yaptıkları bizi tatmin etmiyor, Genç
Cumhuriyetinize bakalım o zaman. İzmirin Menemen İlçesinde askerlik görevini
yaparken 24 yaşında olan Kubilayın başı kopartılıp bir sopaya takılarak
şeriat yanlıları tarafından sokak sokak ezdirilmiş, Sivasta, Çorumda,
Kahraman Maraşta gerici yobazlar uydurdukları yalanlarla Devrimci. İlerici
ve Alevi vatandaşları katletmekle kalmamış,1937 ve 1938 DERSIM ISYANI nda
çoluk çocuk, genç yaşlı demeden çocukların yanı sıra hamile kadınların
karınlarına süngüler saplayarak hunharca ve alcakca öldürmüşlerdir. Deniz
Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi"
dedikleri için sözde Vatanperverler! tarafından yakalanarak idam edilmiş,
Yurtseverler, Aydınlar, Gazeteciler, Öğrenciler vs. bir çok insan hain
saldırılar sonucu birer birer katledilmeye başlanmış, Abdi İpekçi
öldürülmüş, katili kalmakta olduğu cezaevinden elini kolunu sallaya sallaya
kaçmıştır. 12 Eylül 1980 Faşist darbesinde milyonlarca kişi fişlenmiş,
binlercesi tutuklanmış, baskı görmüş, Yerinden yurdundan sürülmüş,
katledilmiş, idam edilmiş, Vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Herkesin bildiği ve
tanıdığı Yayıncı İlhan Erdost, Mamak Askeri Cezaevine götürülürken,
dövülerek öldürülmüş, 17 yaşındaki Erdal Eren Fasist darbeciler tarafından
yaşı büyültülerek idam edilmiştir. Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç,
Uğur Mumcu, Musa Anter ve daha bir çok Gazeteci-Aydın hain tuzaklar
kurularak katledilmiş, Van 100. yıl Üniversitesinin kampusunun hemen
karşısındaki kafede arkadaşlarıyla oturan Mehmet Şirin Tekin adlı öğrenci,
oruç tutmadığı için bıçaklanarak öldürülmüş ve 5 kişide yaralanmıştır.
Sivasta Allahüekber sesleri altında 37 can, 37 insan, 37 aydın yazar ressam
ve sanatçı Madımak Otelinin kuşatılması sonucu diri diri yakılmış, 1995 te
Gazi Mahallesindeki bir kahvenin taranması sonucu çıkan olaylarda onlarca
insan katledilmiş, tutuklanmış ve hapse atılmıştır. Trabzon’da bir Papaz
öldürülmüş, Malatyada Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar basan Zirve Yayınevi
saldırıya uğramış, büroda bulunan 3 kişi boğazı kesilerek öldürülmüştür. Ve
19 Ocak 2007 tarihinde Gazeteci Yazar Hrant Dink kendi çıkardığı Agos
Gazetesinin önünde katledilmiştir. Şüphesiz bu tür olayları Kronolojik bir
sıralamaya koymak uzunca bir araştırma ister ve bir haylide kabarık bir
liste oluşturur. Ama sanki tüm bu olanlar geçmişte yaşanmamış ve bundan
sonrada yaşanmayacakmış gibi sıkılmadan tartışıyorlar, Turkiyenin bugne
geldigi suretce,sorunun cozumsuzlugunun ana nedeni;0tuz milyonluk Mazlum
Kurt halkinin inkar ve red edilmesi,sopa zoruyla denetim altina almasi ve
hatta da TURKIYEDE YASIYAN HERKES TURKTUR.Anlayisini zorla kabul
ettirmeye calisilmaktadir.Cumhuriyetin kurulusundan bugne dek 80 yildir
suregelen inkarci politikalari turkiyeyi bugunku cikmaza malesef
suruklemistir.Gercek ve cagdisi dayatmalarda daha fazla israr son derece
anlamsiz ve Turkiyenin cikarlarina aykiridir.Askeri harcamalari acaba hic
hesapladiniz mi?Dolaysiylen gercek disi cozum onerilerinden yok sayici
politikalardan vazgecerek,Ordunun kirli ellerini siyasetten uzak
tutularak,GENELKURMAY-Kirallik Saltanetine son verilerek diger ulkelerin
ordulari seviyesinde tutulmasi,yeni turkiye cumhuriyeti anayasasinin tumunu
sivil bir anayasa haline getirilmesi,Dogu anadoluda bulunan ozel hareket
tim,jitem ve ozel korucu sistemine son verilerek bolge halkinin gercekligine
uygun politikalarina yonelmek,KURT sorunun barisci yoldan cozmek istiyen ve
halkin iradesiylen parlementoya secilen Miletvekillerinin istemlerini
eksiksiz olarak yerine getirerek cozum yolunda yeni adimlar atilmasi
gerekmektedir."Türkiye Filistin olur mu" ? “Birazcık vicdan sahibi,
birazcık eli kalem tutmuş dili mürekkebe ulaşmış, birazcık Medeniyet denen
her neyse işte ondan nasibini almış birisi yukarıdaki yazıyı okuyunca eminim
ki böyle bir tartışmanın içinde olmaktan kendini men etmiş ve kendini şöyle
söylemek zorunluluğunda hissetmiştir, -"Yav kardeşim, benzin döküp yakmak
dahil her şayi yapmışlar, Türkiye olmuş olacağını, daha ne olsun!".
O zaman
sorumuzu tekrar soralım, -“Türkiye BIR FILISTIN OLUR MU ???
Yuuuuuuuuuuuuhhhhhhhhhhhhhhh be, daha ne olsun!.”
Turkiye Cumhuriyeti ;IMF siyasetiyle insani hassasiyetini unutan bir
devlet olmayi terk edip, yoksul Kurdune de kucaklayan bir SOSYAL
DEVLET olmalidir artik… E D I B E S E…
16
KASIM 2007-LUGANO-ISFICRE-
Salih
GOCER
www.mehotornu.ch (E-Mail: salih-gocer@mehotornu.ch)“
OZEL
WEB GENEL YAYIN YONETMENI VE SAHIBI”
|